• Gebelik dönemi ve ruhsal tepkiler

    Gebelik dönemine değişim süreci yönüyle bakmanın o dönemi daha iyi anlamamızı ve görmemizi sağlayacağına inanıyorum. Bedensel değişimler gerçekleşirken annenin bedeninde ve ruhunda da bir takım yenilenmeler söz konusu olacaktır. Burada unutulmaması gerek gerçek, bedenin mükemmel bir etkileşimden meydana geldiği. Destek verici nokta tam anlamıyla bu dönemde hormonlar tarafından yönetilir. Hormonların aktifleşme süreci içinde bulunulan gelişime doğru oranlıdır, paralel ilerlenir. Ruhun tam anlamıyla hazır olduğu dönemde gerçekleşen gebelikte ise hormonsal destek daha fazla olacaktır. O nedenle doğru zaman kavramı çok önemlidir. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi gebelik ve oluşum süreci de bu zamanı hakeder. Gebeliğin problemlerinden bir tanesi çokça mide bulantısı yaşanmasıdır. Fiziksel olmayan mide bulantılarında / yani bir nedene…

  • Bilinçaltının Görevleri

    Bilinçaltının Görevleri 1- Bütün anıları depolar. Hiçbir şeyi silmez. Ana rahminden ölene kadar… Geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder. 0–7 yaş arasında kritik akıl faaliyette olmadığı için her şey doğrudan bilinçaltına kaydedilir, doğru-yanlış, güzel-çirkin, ahlaklı-ahlaksız ayrımı olmadan… Kayıt anında anlamsız olsa bile ilerleyen dönemlerde kaydedilene, yaşantılar sonucu bir anlam yüklenir ve bu anlama göre kişinin tepki vermesi sağlanır. 2- İlişkilendirmeler, genellemeler yapar. Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Bu özellik çoğu zaman kişiyi zor durumda bırakır. Örneğin belli bir köpek yüzünden gerçekleşen korku yaşantısını bütün köpeklere genelleyerek bir fobi yaratabilir. Bir başka örnek: bahar aylarında acı bir kayıp yaşayan kişinin bilinçaltı bu acı ile baharı…

  • Farkındalık nedir?

    Geçmişte veya gelecekte yaşamak, yaşadığımız anı ıskalamak, birçoğumuzun yaptığı bir hatadır. Güzel bir manzara karşısında otururken mutlu oluruz. Ama bu manzaraya bakarken, ertesi gün olacakları veya geçen hafta olanları düşünürsek mutluluk kaybolur. Bazen düşüncelerimiz ve duygularımızın esiri oluruz. Düşünceler biz istemesek bile zihnimizde dolanır. Artık biz düşüncelerimiz olmuşuzdur. Onlar bizi yönetmeye başlar. Bazen çevremizde ve içimizde olup biteni değil, kafamızda yarattığımız yargılarımızla hareket ederiz. Her şeyi analiz ederiz, yorumlamaya çalışırız. Gözümüzle değil, beynimizle bakarız. Bu yoğun anlamlandırma çabası, aslında olan biteni hissetmememize yol açar. Yukarıda sayılanların hepsi, farkında olmamanın bir göstergesidir. Farkındalık; Yargısız bir şekilde Şimdiki ana odaklanabilmek amacıyla, Dikkatinizi toplayabilmektir (John Kabat-Zinn) Yaşam şimdiki anda yaşanır ve yaşamak en…