Olumlu yorum – Sağlıklı beden

Hayatı yorumlama şekli herkeste farklıdır. Odaklanma sağlandığında ard ardına ilerleyen düşüncelerin bir çoğundan haberdar olmuyoruz. İnançlarımızla destekleriz düşünme sistemimizi. İnançlarımız bizi tam anlamıyla yönlendirir. Düşünmek eylemi tam olarak bir konu üzerinde her anlamda ona yargısızca bakıldığında faydalıdır. İlk olarak birey kendi kişisel yorumunu göz önüne alır, ardından da yaşadığı örnekleri ekler üzerine. Birden çok benzer olay beyinde aynı klasörde saklanır. Ön görme bu benzetme ile sağlanır. “ben biliyordum” veya “belliydi” gibi ifadelerle olayın arkasından yorumlar yapılır. Bunun nedeni  benzer olayların benzer olayları çektiği gibi sonlarının da benzeri oluşturuyor olmasıdır. Düşünceler ile dünyamızı yaratırız. Bedenimizde biriken duygular düşünceler ve koruma iç güdüsü ile hastalık meydana gelir.

Peki duygularımız ne kadar sıklıktaki veya hangi periyotlarda oluşan düşüncelerle meydana geliyor?

Mutluyum hissi niçin en hızlı şekilde inancımız ile oluşan hasarlı hücreleri iyileştirmeye yetmiyor?

Düşünce bir enerjidir. Bu enerji formu çok kuvvetlidir. Sıklığı kuvvetini artırır. Sıkça düşünme alışkanlığı oluşturduğumuz negatif kalıplar, negatif düşünceler bizim auramızda bir enerji oluşturur. Bu enerji  fiziki bedende  ilerleyen dönemlerde konuya ve inancın fizyolojisine göre yerini alır. Olumlu düşünce bu noktada işe yaramayacaktır. Var olan negatif inancın farkedilip, düşünme ve yorumlama şeklimizi değiştirene kadar olumlama yapmak ancak bilinçaltında karşıt enerjiyi kuvvetlendirecek hatta yarar sağlamak yerine faydasız hale gelecek, tehtit teşkil edecektir. Bilinçaltında bir düşüncenin ele alınması ancak kodlar bazında sağlanabilir, örnek yaşanmışlıklar nasıl bir inanca sahip olduğumuzu gösteren kıymetli aynalardır. Düşünme şeklimizin bugünü ve yarını yaratan kuvvetli enerji akımı olduğunu bilirsek yorumlarken bir kez daha düşünmemiz gerektiğini biliriz.

“Düşündüğüm oldu, bundan korkuyordum” ifadelerini  sizde birçok kez kullanmışsınızdır, niçin güzel şeyler olmuyor?

Niçin hep negatifler hızlı gerçekleşiyor?  Negatif düşüncenin arkasında gizli olan korku ve öfke duygusu onun gerçekleşmesine destektir.  Bizim mutluluk kavramımız incelendiğinde sürekli belli kalıplar ve şartlar vardır. Dışarıda gerçekleşmesini beklediğimiz/istediğimiz bir takım maddi veya manevi olaylar bize mutluluk verecekmiş gibi hisseder ve inancımızı o yöne oluşturmayı tercih ederiz. Birçok yaşanmışlık örneğine bakıldığında ise tüm ihtiyaçların öncesindeki ilk şart mutluluğun kendisidir.

“Mutlu olursam daha kolay para kazanıyorum.” Şimdi karşılaştırmanızı rica edeceğim. Mutlu olduğunuzda çekim kuvvetiniz yüksek mi, değil mi? Olumluyu çekmek için kendi olumlu alanımızda kalmayı hatta o noktada sabitlenmeyi deneyebiliriz. Olumlu düşünceden kastım kesinlikle abartılı ve kendini kandırma derecesinde gerçeğin dışında olumlu düşünme şekli değil. Olumlu düşünce olarak burada bahsetmek istediğim, olasılıkları görmek. Hem negatifi görmek hem pozitif görmek. Ve pozitif olur nasılsa deyip inancımızı o yönde güçlendirmek. Negatif sonuç halinde  ise bir B planı ile hareket edebilmek. Düşünceleri yönlendirirken yorumlarımıza da dikkat etmeliyiz.

“O bunu benim canımı yakmak için yaptı (bana özel yapıldı)” şeklinde yapılan bir yorum ancak sizin canınızı yakacak, olaydaki kişiye olan güvensizliği de bilinçaltına bir genelleme yaparak saklayacaktır.  Bu yorum yerine “o bunu bilerek veya bilmeyerek yaptı ben emin olamam. Öyleyse burada öğrenilmesi gerekene odaklanmayı seçiyorum.”  Hatasız veya haksız yere suçlandım ise elimden gelenin en iyisini yaptığımdan emin olmalıyım. Yapan ve yapılandan öteye bakmak hayat yolculuğunu kolaylaştırır. Yaşamı ve mutluluğu tek bir objeye, tek bir ilişkiye, tek bir maddeye bağlamak zamanla hayal kırıklığına sebep olacağından, çoktan seçmeli ilerlemekte ve yorumlarımıza dikkat etmekte fayda vardır.

Olumlu yorum, sağlıklı bedenin en kolay yoludur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir